GÜNDEM

GÜNDEM Haberleri

ANLAMAYAN OKUSA NE OLUR

ANLAMAYAN OKUSA NE OLUR

Bu yazı bir ekonomi ya da siyaset yazısı değildir. Parti adı anmaz, iktidar saymaz. Rakamla değil, akılla konuşur.

Bu yazı, daha önce yapılmış bir uyarının
unutuldukça yeniden hatırlatılmasıdır.

Türk tarihi bu milleti iki kez açık açık uyardı.
Gizlemeden, yumuşatmadan.
Üçüncüsü gelmeden önce.

Yaklaşık bin üç yüz yıl önce Bilge Kağan milletine seslendi.
Ne düşmanı anlattı ne savaşı.
Okun yaydan çıkmasını, kılıcın kından çekilmesini değil;
milletin kendi hâlini anlattı.

“Tatlı sözle yaklaştırırlar” dedi.
Bu söz düşmana dair değildir.
Bu söz, insanın zaafına dairdir.

Çünkü milletler zorla değil,
önce ikna edilerek çözülür.
Önce sözlere inanır, sonra buna alışır.
En sonunda da olan biteni kavradığını sanırken
asıl tehlikeyi gözden kaçırır.

Bilge Kağan gerçeği saklamadı:
Biz kılıçla yenilmedik.
Biz dikkatimizi kaybettik.

Bu bir yenilgi itirafı değil,
bir devlet muhasebesidir.

Ve milletine açıkça hesap sordu:
“Tokken açlığı düşünmedin.”

Yani şunu söyledi:
Bugün iyi olan, yarını umursamadı.
“Bana bir şey olmaz” diyenler çoğaldı.
Rahatlık aklı bastırdı,
refah tedbiri unutturdu.

Devletler tam da böyle gider.
Bir günde yıkılmaz.
Bir darbeyle, bir işgalle çökmez.
Sessizce çözülür.
Gürültüyle değil, kabullenerek.

Kabullenmek sadece bireyin zaafı değildir.
Sistemler de buna sürüklenir.
Kurumlar yavaşlar, denetim gevşer.
Sorumluluk bulanıklaşır.
Hiçbir şey bir anda çökmez.
Her şey, olması gerekenden biraz daha kötüye
razı gelinerek dağılır.

İşte çöküşler böyle başlar.

Bilge Kağan’ın en ağır uyarısı da buradadır:
Bazıları Türk adını bırakıp başkasının yoluna girdi.
Bu bir isim meselesi değildir.
Bu bir dil meselesi değildir.
Bu bir aidiyet meselesidir.

Kime benzediğini unutan,
kim olduğunu da zamanla unutur.

Bu sözlerden sonra tarih durmadı.
Uyarılar dikkate alınmadı.
Boylar arasındaki çözülme derinleşti.
Devlet, dış saldırıdan önce içeriden zayıfladı.
Göktürk Kağanlığı büyük bir savaşla değil,
bağlılığın çözülmesiyle dağıldı.

Tarih burada notunu düştü:
Uyarıdan sonra değişmeyen millet,
kaderini de değiştiremez.

Aradan yüzyıllar geçti.
Devletler kuruldu, devletler yıkıldı.
Ama bu zaaf ortadan kalkmadı.
Sadece biçim değiştirdi.

Aynı uyarı, bu kez başka bir çağda tekrarlandı.

Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk,
20 Ekim 1927’de Gençliğe Hitabe’yi yazdı.
Bu metin bir hatıra değildir.
Bir nostalji hiç değildir.
Bu metin bir alarmdır.

Atatürk “şöyle olursa” demedi.
“Olabilir” dedi.
İktidar sahipleri gaflet içinde olabilir dedi.
Hatta hıyanet içinde olabilir dedi.
Millet yorgun düşebilir,
umutsuzluğa kapılabilir dedi.

Bu sözler ağırdır.
Çünkü hafif uyarılar hafif zamanlar içindir.
Bu milletin zamanı ağırdır.

Atatürk’ün yaptığı şey şuydu:
Bilge Kağan’ın uyarısını modern çağa çevirdi.
Taşa kazınan sözü,
milletin vicdanına emanet etti.

İkisi de aynı noktada durur:
Tehlike dışarıdan gelmez.
Tehlike, alışkanlık hâline gelen ihmalle başlar.

Bu noktadan sonra mesele cehalet değil, kabuldür.

İnsanlar susmaya alışır.
Yanlışı görüp “bana ne” demeyi normalleştirir.
Haksızlığı kanıksar,
yanlışın sürekliliğine itiraz etmez olur.

İşte tam o anda tarih yeniden işlemeye başlar.

Çünkü tarih bağırmaz.
Uyarır.
Ve uyarılar ciddiye alınmadığında susar.

Devletler düşerken alkış kopmaz.
Milletler kaybolurken siren çalmaz.
Her şey yerindeymiş gibi görünür.
Ta ki bir sabah uyanıp
hiçbir şeyin yerinde olmadığını anlayana kadar.

Bu yazı kimseye parmak sallamaz.
Ama şunu açıkça söyler:
Uyarılar yapıldı.
Hem de en yüksek yerden.

Bilge Kağan uyarıyı taşa kazıdı.
Atatürk uyarıyı millete emanet etti.

Farkında mısın,
yoksa sıranı mı bekliyorsun?

İki uyarı, tek soru:
Anlıyor muyuz..

Çetin Ay
BWA BAŞKANI



Anahtar Kelimeler: ANLAMAYAN OKUSA

ulusalbasinajansi.com web sitesinde yayınlanan haber, resim, bilgi, belge, metin, video niteliğindeki tüm yazılaı ve görsel eserler Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına tamamen uygun olarak yayınlanmaktadır. TC 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine ve AB Fikri Mülkiyet Hukukuna göre Ulusal Basın Ajansı'.com'un yazılı izni olmadıkça hiçbir kimse, yayıncı ve kuruluş, herhangi bir eserin tamamını veya bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz

Özel: Emekliye sefalet ücreti yakışmıyor!

Bakan Güler, ABD’li mevkidaşı Hegseth ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan acılı anneye telefon

Milli Görüş camiasından Bursa'da birlik mesajı

Geleceğe yeşil miras... Okul bahçeleri zeytin bahçelerine dönüşüyor

MEB'den ortaokul öğrencilerine 111. yıla özel yarışma

Trabzon’un projeleri Ankara’da masaya yatırıldı

Bakan Yerlikaya: Bayrağımıza uzanan kirli eller cezasız kalmayacak

Vatan Bekçileri Derneği’nden Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki

İletişim Başkanı Duran: Bayrağımıza yapılan saldırı açık bir provokasyondur

Sakarya Türkiye Yüzyılı şehirleri arasında nadide bir yere sahip olacak

Bakan Tunç: Alçak girişim cezasız kalmayacak! Soruşturma başlatıldı!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bayrağımıza yönelik saldırı cezasız kalmayacak!

Malatya'da 'Minikler Yarıyıl Futbol Şenliği' turnuvası başladı

İstanbul Maltepe'de 'Kadın El Emeği Pazarı’ açıldı

Çorum’da çocuklar sömestr tatilinde sinema ile buluştu

Manisa'da 45 yıllık asbestli içme suyu hattı yenileniyor

2025’te 199 operasyonda 631 kişi kurtarıldı

Gaziantep'te Başkan Şahin’den OSB’lere davet

Koceli'de Spor Lisesi’nde inşaat hızla sürüyor  

Ankara’da Kocatepe Sohbetleri devam ediyor