GÜNDEM

GÜNDEM Haberleri

EKONOMİ HER YER AYNI KOKUYOR....

EKONOMİ HER YER  AYNI  KOKUYOR....

İYİ GİDEN BİR YER VAR MI?

Bir alanda problem olur, insanız.
Ama her alanda oluyorsa, durup bakmak gerekir.

Türkiye Varlık Fonu, 2016 yılında stratejik kamu varlıklarını daha etkin yönetmek ve uzun vadeli değer üretmek amacıyla kuruldu. Niyet buydu. Ancak zaman içinde ortaya çıkan yapı, bu hedefin ötesine geçen ciddi mali ve kurumsal soru işaretleri doğurdu.

Önce şu gerçeği netleştirmek gerekir.
Türkiye Varlık Fonu bir kamu kurumu değildir. Özel hukuka tabi bir yapıdır. Bu hukuken mümkündür. Ancak kamu maliyesi açısından sonuçları ağırdır. Çünkü fon bünyesindeki kamu varlıkları, klasik bütçe sürecinin, Meclis denetiminin ve tam kapsamlı Sayıştay denetiminin dışında kalmaktadır.

Bugün Türkiye’nin enerji arzını sağlayan şirketler, bankacılık sisteminin omurgası, ulaştırma ve iletişim altyapısının kritik unsurları bu fon çatısı altındadır. Bunlar ticari şirketlerdir. Ama aynı zamanda milletin ortak varlıklarıdır. Bu yüzden yönetimde esas olan yalnızca kâr değildir. Hesap verebilirliktir. Şeffaflıktır. Mali sürdürülebilirliktir.

Sorun tam olarak burada başlar.

Türkiye Varlık Fonu’nun yaptığı borçlanmalar, devlet bütçesinde doğrudan görünmez. Eurobondlar, sendikasyon kredileri ve teminatlı finansmanlar fon üzerinden yürütülür. Hukuken bu borçlar fonun yükümlülüğü olarak tanımlanır. Ancak uluslararası finans piyasaları böyle bakmaz. Bu borçlar fiilen devletin örtük yükümlülüğü olarak görülür. Yani risk Hazine’ye, dolayısıyla millete aittir.

Burada altı özellikle çizilmelidir.
Devlet borcu sadece yazılan rakam değildir.
Kefil olunan, teminat verilen ve arkasında durulan her borç, günün sonunda milletin borcudur. Borç kâğıt üzerinde nerede durursa dursun, ödeme günü adres değişmez.

Bu yöntem kısa vadede bütçeyi rahatlatıyor gibi görünebilir. Ancak orta ve uzun vadede kamu maliyesinin şeffaflığını zayıflatır. Ülkenin risk primini yükseltir. Borçlanma maliyetini artırır. Mali disiplinin temel kuralı nettir: Borç gizlenmez, yönetilir. Gizlenen borç geçici rahatlama sağlar; kalıcı maliyet üretir.

Asıl kırılma noktası fonun nasıl kullanıldığı yerde ortaya çıkar.
Bizde fon, para yetmeyince başvurulan bir pansuman gibidir; yarayı iyileştirmez, kanamayı gizler.
Sorunu çözmez, erteler. Bugünü kurtarır, yarını pahalılaştırır.

Türkiye Varlık Fonu’nun başkanlığı doğrudan Cumhurbaşkanına bağlıdır. Yani yürütmenin başındaki siyasi irade, aynı zamanda ülkenin en büyük varlık portföyünün de nihai yöneticisidir. Bu kişilerle ilgili bir tartışma değildir. Bu, sistemle ilgili bir meseledir. Çünkü denetim zayıfladığında hata büyür, hata büyüdüğünde bedel topluma çıkar.

Modern mali yönetimin temel ilkesi açıktır. Ekonomik varlık yönetimi ile siyasi karar alma mekanizması arasında kurumsal bir mesafe olmalıdır. Bu mesafe ortadan kalktığında kararlar hızlanır. Denetim azalır. Hesap sorulamaz hâle gelir.

Norveç’te fon, milletin birikimi içindir. Siyaset günlük ihtiyaçları için o fona el uzatamaz. Bizde ise fon, bütçe daraldığında devreye giren bir ara mekanizma gibi çalışmaktadır. Sorunu çözmekten çok, mali sıkışmayı görünmez kılar. Bu bir niyet meselesi değil, kurulan yapının kaçınılmaz sonucudur.

Bugün gelinen noktada Türkiye Varlık Fonu, klasik anlamda bir yatırım fonu gibi çalışmaz. Daha çok bütçe dışı bir dengeleme aracı işlevi görür. Değer üretmekten çok, mevcut mali baskıyı zamana yayar. Bu da fonun kuruluş amacından fiilen uzaklaşıldığını gösterir.

Altı çizilmesi gereken son nokta şudur. Bu değerlendirme herhangi bir kişi, makam ya da siyasi tercih hedef alınarak yapılmamaktadır. Eleştirinin odağı kurumsal yapıdır. Güçlü devlet, güçlü kişilerle değil; hesap veren kurumlarla ayakta kalır.

Mesele para değildir.
Mesele yatırım değildir.

Mesele, bu ülkenin ortak varlıklarının kim adına, hangi kurallarla ve kime hesap vererek yönetildiğidir.

Bu soruya açık, net ve denetlenebilir bir cevap verilmeden ne piyasalar ikna olur ne de vatandaşın içi rahat eder.

Devletin kasası gizli olmaz.
Devletin hesabı kapalı tutulmaz.

Çünkü devletin parası, milletin parasıdır.

Hesap sorulamayan yerde borç büyür.
Borç gizlenirse sorun çözülmez.
Bedel eninde sonunda bu millete çıkar.

Çetin Ay
BWA Başkanı



Anahtar Kelimeler: EKONOMİ KOKUYOR....

ulusalbasinajansi.com web sitesinde yayınlanan haber, resim, bilgi, belge, metin, video niteliğindeki tüm yazılaı ve görsel eserler Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına tamamen uygun olarak yayınlanmaktadır. TC 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine ve AB Fikri Mülkiyet Hukukuna göre Ulusal Basın Ajansı'.com'un yazılı izni olmadıkça hiçbir kimse, yayıncı ve kuruluş, herhangi bir eserin tamamını veya bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz

Osmaneli'de Kıbrıs Gazisi'ne son görev

Bursa Büyükşehir hayata da yol açıyor

Bursa Osmangazi Belediyespor’dan muhteşem galibiyet

Bursa Havalimanı'nda uçuş sayısı yüzde 55 arttı

Süt dişlerinde düzenli fırçalama şart

Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor

Buzlanma kazaya yol açtı! Kamyonet tarlaya uçtu, 1 yaralı

MEB’den yarıyıl tatiline özel etkinlik yayınları

Ordu Büyükşehir Belediyesi yatırımlarıyla gücünü gösteriyor

Sakarya'da 35 kapalı grup yolunda 34'ü açıldı

Şimşek: Cari açık 2026'da da sürdürülebilir seviyelerde kalacak

Manisalı binlerce kadın kültürel gezilerde buluştu

Sakarya’da gençler Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir araya geldi

Bursa'da liseli gençler Sabahattin Ali’yi derinlemesine okudu

Ankara–İzmir Hızlı Tren hattında hummalı çalışma

Orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarında kapsamlı değişiklik

Yarıyıl tatilinde MEB'den her kademeye özel yayınlar

Yumurtacı tavukların kafes standardında değişiklik... Mevcut kafes sistemleri 2029'da sona eriyor

Bursa'da 'manevi ve ahlaki gelişim' buluşması

Denizli Büyükşehir 2026’ya yatırım hamlesiyle başladı

Trabzon’da Karagöz Meydanı projesine meclis onayı