Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Suriye meselesinde
Türkiye’yi bölgenin en güçlü aktörlerinden biri haline getirdi…!
Sınırlarımızı tehdit eden terör örgütlerine karşı düzenlenen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtları, hem Türkiye’nin güvenliğini sağladı hem de bölgedeki terör koridoru planlarını bozarak önemli bir başarıya imza attı.
Bu operasyonlar sadece sınır güvenliğimizi güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda Suriye’nin kuzeyinde yaşayan mazlum halkları terör örgütlerinin baskısından kurtardı.
“Sahada sağlanan
istikrar, masada
güçlü söz söylemenin anahtarıdır.
Siyaset, dengeyi
koruyarak kazanır.”
(çetin Ay)
Türkiye, milyonlarca Suriyeli mülteciye kucak açarak insanlık adına büyük bir sorumluluk üstlendi. Güvenli bölgelerin oluşturulması ve uluslararası arenada gösterilen kararlılık, Türkiye’yi sahada da masada da güçlü bir konuma taşıdı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu süreçte gösterdiği liderlik, Türkiye’nin çıkarlarını koruyan ve bölgede dengeyi değiştiren önemli bir rol oynadı.
Ancak bu başarıların kalıcı hale gelmesi ve halkın beklentilerinin tam anlamıyla karşılanması için atılması gereken adımlar var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu adımları atacağına olan inancımız tamdır. Aksi takdirde vatandaşların büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağı da unutulmamalıdır. Halkın bu konudaki beklentileri açık ve nettir:
Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalıdır.
İsrail’in Golan Tepeleri’nden çekilmesi için uluslararası baskı artırılmalıdır.
ABD, Suriye’den tamamen çekilmeli ve PYD/YPG terör örgütüne verdiği desteği kesmelidir.
Türkiye ile Suriye arasında doğrudan diyalog başlatılmalı, ilişkiler normalleşmelidir.
Suriyeli mültecilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde ülkelerine dönmeleri sağlanmalıdır.
Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan güvenli bölgeler kalıcı hale getirilmelidir.
Suriye’de yaşayan Türkmenlerin hakları korunmalı, siyasi gelecekte söz sahibi olmaları sağlanmalıdır.
DEAŞ ve diğer radikal unsurların tamamen ortadan kaldırılması için bölgesel iş birlikleri artırılmalıdır.
Türkiye’nin sınır ötesi operasyonları uluslararası alanda desteklenmeli ve eleştiriler son bulmalıdır.
Türkiye üzerindeki mülteci yükü azaltılmalı ve sosyal huzur sağlanmalıdır.
ABD’nin kontrolündeki Suriye’nin petrol sahaları, Suriye hükümetine devredilmelidir.
Rusya ve İran ile iş birlikleri güçlendirilerek Türkiye’nin bölgedeki etkisi artırılmalıdır.
Türkiye’nin Suriye’de yeniden inşa sürecinde öncü rol alması sağlanmalıdır.
NATO ve Avrupa Birliği, Türkiye’nin Suriye politikasına açık destek vermelidir.
Türkiye, bölgede kalıcı bir nüfuz alanı oluşturmalıdır.
Güvenli bölgelerin altyapısı tamamlanarak ticaret ve ekonomik iş birlikleri canlandırılmalıdır.
Golan Tepeleri meselesi, uluslararası gündemde canlı tutulmalıdır.
Suriye’de kalıcı barış ve huzur sağlanmalı, askeri başarılar siyasi çözüme dönüştürülmelidir.
Bölgenin istikrarı sağlandığında Türkiye, lider ülke konumunu daha da güçlendirmelidir..!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugüne kadar ortaya koyduğu başarılar, Türkiye’nin haklı davasını dünya kamuoyuna kabul ettirmiştir. Bu başarıların kalıcı hale gelmesi, bölgesel barışın sağlanması ve halkın beklentilerinin karşılanması Türkiye’nin gücüne güç katacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde bu adımların atılacağına, Türkiye’nin Suriye meselesinde kalıcı bir barışı inşa edeceğine olan güvenimiz tamdır.!
Bu süreçte atılacak her doğru adım, ülkemizin geleceğini güvence altına alacak ve vatandaşın umutlarını güçlendirecektir.
Saygıyla
Çetin Ay


