Böyle bir adım, 40 yıllık mücadelemizi yok saymak, şehitlerimizin kanını hiçe saymak ve terör örgütünü uluslararası alanda haklı çıkarmak demektir.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, şehitlerimiz “suçlu”, teröristler ise “haklı” durumuna düşer. Dahası, uluslararası arenada Türkiye’ye karşı “soykırım” ve “katliam” suçlamalarıyla davalar açılabilir. Türkiye, kendi topraklarını savunduğu için yargılanma riskiyle karşı karşıya kalabilir ve etkisiz hale getirilen teröristler için tazminat ödemek zorunda bırakılabilir.
TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIK GEREKTİRİR!
İsrail’i beğenelim ya da beğenmeyelim; yaptıklarını tasvip etmiyoruz.! kendi çıkarlarını korumak için her türlü adımı atmaktan çekinmiyor.
Lübnan’ı, hatta İran’ı bombalamaktan çekinmeyen İsrail, uluslararası alanda caydırıcılığını güçlendiriyor.
Türkiye ise burnunun dibindeki küçüçük Kandil’i 40 yıldır etkisiz hale getiremedi.
Bu durum kabul edilemez.
TÜRKİYE CAYDIRICI VE SOMUT ADIMLAR ATMALIDIR!
Kandil gibi terör yuvalarını tamamen temizlemek, terörle mücadelede kararlılığımızı göstermek zorundayız.
TERÖRİST BAŞINA MEŞRUİYET TANIMAK, TÜRKİYE’YE YAPILMIŞ EN BÜYÜK İHANETTİR.
UNUTULMAMALI: TERÖRİSTE TAVİZ VERENLER TARİH ÖNÜNDE HESAP VERİR!
Türk milleti, böyle bir ihanete asla sessiz kalmamalıdır. TERÖRLE MÜCADELE, MİLLETİN ONURUNU VE DEVLETİN BEKASINI KORUMAKTIR! Bu mesele bir pazarlık konusu değil, bir VAROLUŞ MESELESİDİR!
Doğukan Aşkın

