Bazı anlar vardır ki, sadece bir ülkenin değil, tüm dünyanın takdirini kazanır. Almanya’daki seçimler tam da böyle bir anı tarihe kazıdı. Seçimden önce kampanyalar sertti; partiler kıyasıya mücadele etti, farklı vizyonlar sundu, seçmene ulaşmak için büyük çaba harcadı. Ancak seçimlerin gerçek zaferi, oylar sayıldıktan sonra yaşanan o tarihi tabloydu.
İlk sonuçlar açıklandığında, Almanya’nın yeni başbakanı ve tüm muhalefet partilerinin liderleri bir araya geldi. Sadece medeni bir diyalog sergilemekle kalmadılar, aynı zamanda siyasetin en asil yönünü gözler önüne serdiler. Televizyon ekranlarında kibir yoktu, aşağılama yoktu, nefret yoktu. Kazananlar kaybedenlere teşekkür etti. Seviyeli, ahlaklı ve demokrasinin özüne yakışan bir tablo çizildi.
Oysa dünyanın pek çok ülkesinde seçim sonuçları nefret söylemi, aşağılamalar, tehditler ve kutuplaşmayla karşılanıyor. Kazanan taraf muhalefeti ezmeye çalışıyor. Almanya’da ise tam tersi oldu. Burada siyaset, sadece bir güç mücadelesi değil, aynı zamanda karşılıklı saygının, ülke sevgisinin ve demokratik olgunluğun bir göstergesi olarak yaşandı.
Bu duruş, yalnızca Almanya’nın değil, tüm dünyanın önünde bir örnek olarak duruyor. İşte gerçek siyasi kalite, işte medeni bir toplumun aynası! Seçim atmosferinde görülen bu asalet, Almanya’yı yalnızca ekonomik ve politik açıdan değil, insani değerler açısından da bir adım öne taşıyor.
Bu tarihi tabloyu gerçekleştiren tüm liderleri, parti farkı gözetmeksizin kutluyorum. Kendilerini yalnızca siyasi aktörler olarak değil, büyük bir devletin medeni vatandaşları olarak da gösterdiler. Bu duruşlarıyla yalnızca Almanya’nın değil, tüm dünya milletlerinin saygısını ve takdirini kazandılar.
İşte demokrasi, işte vatan sevgisi, işte gerçek liderlik..!
Saygıyla,
Çetin Ay
Almanya